Kaset, kasetçalar, Gamze ve yaşananlar...
Plak çocuğu değilim ben!
O kadar yaşlı değilimJ Ama kasetlerle büyüdüm. Tabii şimdi hepsi racona ters, MP3 zamanı!
Bunu mp4, mp5 , wma ve benzerleri izler elbet. Ama hiçbiri bana o kasetlerin verdiği heyecanı veremez, bu bir gerçek. Neden mi? Bunun için geçmişime bi dönüş yapmam lazım. Çok şükür hafızam buna izin veriyor.
Tahminim 3 yaşındayım. Pop müzik çok revaçta, elbette dansçılar da iyi para kazanıyor bu işten. Dansçılıktan şarkıcılığa geçiş yapmak kolay değil, karşımızda YONCA EVCİMİK! “Aboneyim abone, biletlerim cebimde! Ballı lokma tatlısı, aman hadi hayırlısı!” nakaratı hepimizin dilinde. Daha “abone” nin kelime anlamını öğrenmemişken, şarkının tiryakileri arasında bulmuştum kendimi! Dayım toplamış tüm kasetleri beni Yonca’dan mahrum etmiyor. Veee zamanın en dehşet müzik seti bizim evde, 2 kasetçalarlı SONY!
Küçükken en sevdiğim şeylerden biri de dayımla çalan müziğe eşlik etmemizdi. Aslında olay şu: Şarkının sesini sonuna kadar açacaksın, salondaki (ortada duran) sehpanın etrafında ağzını şarkıya göre hareket ettirerek (ki şarkıyı bilmiyorsan bunu mümkün olduğunca çaktırmadan yapmalısın) dolanacaksın, ellerle ayaklarla figürler yapıp, canın sıkılınca dönme yönünü değiştireceksin. OLAY BUDUR İŞTE! (Araya bir de efekt olsun diye yerlere iskambil kağıdı atardık, hatta konfeti yerine de kullandığımız olmuştur, gerçek amacından baya sapmışız anlaşılan:)
Hala bunu yapıyorum evet itiraf ediyorum!! ( sırf nostalji olsun diye!)
İşte o an geldi! ABONE şarkısı bitti. Tabii 3 yaşında biri için “kaset” çok tuhaf bir şeydir. Ben güya o şarkıyı Yonca sırf bizim için söylüyor sanıyordum. Çok aptalım farkındayım! Bu durumumu anlayan dayım:
“Yonca öldü Gamze!! Bak bir daha şarkı söyleyemicek!!”
ben “ühü ühüüüü” diye ağlamaya başlarım…
O olaydan sonra Yonca Evcimik bizim kasetçalarda öldü diye bir hafta salona giremez olmuştum! Daha sonra “kaset” nedir tam anlamıyla öğrendim.. vay bee teknolojiye bak!
YAŞASINNN YONCA YİNE ABONE OLUYORDU!!
Ardından babamın arkadaşlarıyla kaset alışverişleri başlamıştı. Güzelim 2 kasetçalarlı SONY mizin, bozulma hikayesidir bu…
Tabii SONY babamın elindeyse bu çok olağan bi durum.
Sertab Erener idi favorimiz. “Şişşt şiiştt sakin ol, sinirlerine hakim ol!” larıyla Yonca’nın tahtını elinden almıştı bize göre. Ama dedim babam bu, kasedi kopyalayacağım derken REC tuşuna öyle bir bastı ki, REC li değil öteki kasetçalar bozuldu. Ama yook kasetçalar aslında bozulmamıştır, kaset çok dandiktir babama göre!
Sertab, cırlamaya başlar, ben gülme krizine girerim. Bu da babamın işine gelir nasılsa ben güldüğüm için anneme şikayet etmeyeceğim. Bu sayede annem kasetçaların 1 inin bozulduğunu 10 sene sonra öğrenir…
Aradan 5 yıl geçer, 8 yaşındayım. (vayy be matematiğe bak!(H)). SONY teybimizi (daha teknolojihh isim) yeniden keşfederim. REC tuşu hala çalışmaktadır; ancak dışarıdaki sesi ya da radyodakini kaydedebilir.Biricik arkadaşlarımla “Türkçe” kitabımdaki ufak hikayeleri seslendirmeye başlarız. Sorun şudur: Benim sesim olduğundan çok daha ince çıkar. CIRLAK biri olduğumu 8 yaşından beri biliyorum, bu tecrübem sayesinde.Yine de kendi sesini duymak heyecan veriyor insana!
Bunun ardından bilim teknik den bugs bunny dergisine kadar ne varsa okuyup kasede kaydettim kendimi, zorla da arabada dinletirdim bunları bizimkilere.. yazık yaw benden çok çektiler:) en azından şarkı söylememiştim bu kasetlere yırttılar gene!
O kadar aştım ki radyo programları yapar oldum, hatta intro müziği bile yapmıştım…
Sonra 90 lı yılların sonlarına yaklaştık, Ricky Martin hoş adamdı tüm kızlar için, yalan yok;) Dayım inatla “heee abla bak gamzeninki çıktı TV Yeee” diye anneme benim durumumu şikayet edince tepem atardı, bi türlü ricky martin kasedim olamadı sırf anneme söylemeye utandığım için…
Bu olay bari radyoda ricky i duyayım diye beni yabancı müzik dinlemeye itmiştir…
Dedim ya kaset apayrı bir şey, para verir alırsınız. Tümünü dinlersiniz, çünkü ileri geri sarmak zaman alır, olmadı kalemle bile sararsınız o kadar sıkıcıysa şarkılar… Yine de değer verirsiniz ona, bi nevi saygı gösterip almışsınızdır çünkü… Ama mp3 öyle mi? Tamam evet büyük kolaylık, sadece sevdiğin şarkıları indirmek.. Yine de kasette o sıkıcı ya da popüler olmayan şarkıyı dinlemek bana değişik bi zevk vermiştir…
Yorum (3) Yorum yazsana! Arkadaşına Gönder!
3 Yorum yazmışlarrr
Yazan:stregamze | Tarih: 2008-10-12 23:38:26Konu: kasett
Yazan:PRoMeToss | Tarih: 2008-10-03 03:30:34teşekürler yorum içn prometoss! kaset bunlar ya say say anılar bitmess:)
Konu: kaset anıları biter mi?
Yazan:bashbash | Tarih: 2008-10-01 23:35:22yazıyı okuyunca aklıam küçüklüğüm geldi.. daha 3-4 yaşındayken dayımın annemlere evlilik hediyesi güzelim filipis :D marka teybi bozdum(voltaj tuşunu deiştirmişm tornavida sokup nası bulduysam :D ozmandan belli mühendis olcaaam :D) neyseki babam anlıyo teypten tamir etti onu..aradan yıllar geçti mp3'le ve bilgisayarla tanıştık 98 yılıydı, bende bi para kazanam hırsı(daha öncede bilye, futbolcu kartı kazanıp satardım:D ) alıp başını gidiyo, aklımda dahiyana bi fikirle bilgisayarı teybe bağladım.Zaten o günden sonra hayatım deişti, istenilen şarkıları bilgisayar yardımıyla kasete yükleyip satıyodum, iyi de para kalıyodu gerçi bnm dahiyane fikrim en çok bakkala yaradı:D, Ne günlerdi be sipariş yetiştircem diye paso bilgisayar başında geçirirdim.. güzel çocukluk yılları...
Konu: bi ani da benden :)
sen böyle anlatinca anilarim canlandi benim de =)
ayni sekilde bi donem sesimi eski kasetlerin ustune kaydetmeyi hobi edinmistim ben de. "efem fm" diye bi radyo kanalinda spikercilik oynuyodum kendi capimda haberler yazip sunuyodum. her ne kadar dandik olsa da trt den suphesiz daha zevk alinarak dinlenilecek biseyler yaptigim kesin eheh.
haberlerimden biri de banu alkanin goguslerindeki silikonun patlamasi uzerine coken evinin altinda ezilerek can vermesiydi.
cocukluk azizim hey gidi gunler hey =))




